S2B10; Nereden Çıktı Şimdi Bu Performans Değerlendirmesi?

✔️Bu bölümde iş yaşamına dair bir konuyu ele almak istedik. Yıl sonu yaklaşırken şirketlerin ajandasına yerleşmeye başlayan “performans yönetim ve değerlendirme” sürecine dair bir soru sorduk.
✔️Performans değerlendirme süreçleri yüz yıllardır şirketlerin gündeminde yer alıyor. Bu süreçler kimi zaman işe yarar bir şekilde kullanılsa da kimi zaman ne yazık ki angarya olarak nitelendiriliyor.
✔️Bu bölümde performans değerlendirme süreçlerinin gelişime ve çalışan motivasyonuna hizmet etmesi için neye ihtiyaç var, biraz o konuya değindik.

Podcast By Nazlı Kılan Ermut

S2B9; Pollyanna Bir Şirketin Genel Müdürü Olsaydı, O Şirketin Kültüründe Neler Olurdu?

Pollyanna bir şirketin genel müdürü olsaydı, bir diğer deyişle, kurumsal mutluluk bakış açısı kurum kültürüne yerleşmek isteseydi, o kültürün içinde neler görürdük? Bu bölümde kısaca bu konular üzerinde düşünüyoruz.
Keyifli dinlemeler.

Podcast by Nazlı Kılan Ermut

S2B8; Sizin Zamanınız Kaç Dakika?

Gün içinde sadece size ait, kimseyle paylaşmadan sadece kendi kendinizle geçirdiğiniz, düşündüğünüz, hayal kurduğunuz, sevdiğiniz şeyleri yaptığınız, “benim zamanım” diyebileceğiniz kaç dakikanız var? Bu bölüm biraz bu konuyu konuştuk. Keyifli dinlemeler…

Podcast by Nazlı Kılan Ermut

S2B7; Sevgili Delegasyon Sen Nerelerdesin?

• Delegasyon, yani yapılacak şeyleri bir başkasına teslim edebilme becerisi en önemli liderlik becerileri arasında yer alıyor.
• Sanki iş yaşamı konuları arasında yer alan bir konu gibi görünse de delegasyon yaşamın bütününde önem taşıyor.
• Bir Sorum Var’ın bu bölümünde etkin delegasyona engel olan yaklaşımları ve bu engelleri ortadan kaldırmaya yönelik önerileri konuştuk.

Podcast by Nazlı Kılan Ermut

S2B6; Neden Yazmalı?

Son üç bölümde çok değerli konuklarla yazmak üzerine konuştuk. Yazma konusunu tamamlarken bu bölümün sorusu da “Neden yazalım?” olsun istedik.

Podcast by Nazlı Kılan Ermut

S2B5; Rana Beri ile “Yazmak, Bilinçli Farkındalık ve Anda Kalmak Birbirleriyle Nasıl Geçinirler?”

Yazmakla ilgili sohbetlerimiz devam ediyor. Önceki programlarda yazmayı hayatın kendisine benzetmiştim. Yola tam da oradan devam ediyoruz.
Madem yazmak hayatın kendisine benziyor, madem hayatı doya doya yaşamak için anda kalmaya ve farkındalıkla yaşamaya ihtiyacımız var, o zaman yazmak, bilinçli farkındalık ve anda kalmak arasında nasıl bir ilişki var? Bu sorunun cevabını “Anda Kalmak” ve “İlişkilerde Anda Kalmak” kitaplarının yazarı sevgili arkadaşım Rana Beri’den dinledik.
Sevgili Rana anda kalmanın büyülü gücüne dair çok güzel şeyler paylaştı. Anda kalabildiğimizde hikayemizle değil ama varlığımızla, özümüzle orada olduğumuzu hatırlattı.
Rana Beri’ye yürekten teşekkür ederken, bu keyifli ve ilham verici sohbeti sizlerin de keyifle dinlemenizi diliyoruz.

Podcast by Nazlı Kılan Ermut

S2B4; Tolga Meriç ile Nasıl Yazılır?

Bu hafta da yazmakla ilgili sohbetlere devam ediyoruz. Sevgili dostum ve editörüm Tolga Meriç bu hafta program konuğumuz.
Sevgili Tolga bize yazma yolculuğunda yazarın en yakın yol arkadaşı olan editörün yazara nasıl yol arkadaşlığı ettiğine dair çok değerli bilgiler aktardı. Birlikte edebiyatın dilinden söz ettik. Yazmanın ve yaşamın ortaklaşalıklarından hareketle, yaşama dair de pek çok şey duyduk.
Tolga Meriç’e yürekten teşekkür ederken, bu keyifli ve ilham verici sohbeti sizlerin de keyifle dinlemenizi diliyoruz.

Podcast by Nazlı Kılan Ermut

S2B3; İclal Aydın ile Yazmak Nasıl Bir Şey?

Sevgili İclal Aydın’la yazmaya dair, yaşamaya dair, yaşamdaki güçlü değerlere dair ne çok şey konuştuk. Konuşmamızın satır aralarında kararlılığa, “resilience” yani duygusal dayanıklılık kavramına ve mükemmeliyetçiliğe dair ne güzel ipuçları aldık.
İclal Hanıma yürekten teşekkür ederken, bu keyifli ve birçok konuda ilham verici sohbeti keyifle dinlemenizi diliyoruz.

Podcast By Nazlı Kılan Ermut

S2B2; Zamanla Nasıl Bir İlişkimiz Var?

Zamanı doğru ‘kullanma’ kavramı hepimiz için önemli diyebiliriz. Bir yerlere yetişme telaşı, bir şeyleri kaçırma endişesinden kaynaklanan stres hali üzerine düşündükten sonra sorumuz ortaya çıktı ”Zamanla nasıl bir ilişkimiz var?”

Keyifli dinlemeler!

Podcast by Nazlı Kılan Ermut

Umuda Dair Bir Hikaye

Yolda umutsuz adımlarla ilerliyordu. Ne acımasızdı umutsuzluk, sadece yaşam sevincini almakla kalmamış, adeta gözlerini de kör etmişti. Öylesine farkında olmadan atıyordu ki adımlarını, tam önünde duran yaşlı kaplumbağayı bile fark etmedi. Ayağı takıldı, düşmekten son anda kurtuldu.

Kaplumbağanın kızgın sesiyle kendine geldi. Şaşkınlık içinde kaplumbağaya bakmaya başladı. Konuşan kaplumbağa mıydı gerçekten?

“Ey insan evladı, umudu elinde tutmaya çalışmak tıpkı uçan bir balonu elinde taşımak gibidir. Balonla seni birleştiren ip elinde olduğu sürece, için coşkuyla dolar. Başını her gökyüzüne kaldırdığında balonunu görür sevinirsin. Dikkat etmez, sıkı tutmaz ve balonun ipini elinden kaçırırsan o renkli balon uçar gider. İşte umutla bağını koparırsan o da tıpkı uçan balon misali uçar gider elinden ve artık sana görünmez olur.

Umutla seni neyin bağladığını, umudu elinde tutmanı kolaylaştıran ipin neden yapıldığını bulmak senin sorumluluğun, tıpkı şartlar ne olursa olsun o ipi elinde tutmaya devam etmenin senin sorumluluğun olduğu gibi. Hem ipi bırakmak hem de elinden uçup giden umudun ardından göz yaşı dökmek çok anlamlı değil. Umutla senin arandaki bağı sağlamca kuracak ipi bulmaz ve bulduğun ipi sımsıkı tutmazsan, uçan balonun elinden kaçtığında kafanı gökyüzüne kaldırdığında zarifçe salınan balonunu göremediğin gibi, seninleyken içini hafifleten umutla buluşman da mümkün olmaz.”

Kaplumbağanın sözleri bir tokat gibi çarpmıştı yüzüne. Umudunu kaybettiren şeyin suçladığı hayat olduğundan eminken, umudu kendisiyle buluşturan ipi nelerin oluşturduğunu bulmanın ve o ipi asla elinden bırakmamanın onun sorumluluğu olduğunu söylüyordu kaplumbağa. Çocukken elinden kaçan uçan balonları anımsadı. Belki de haklıydı kaplumbağa. Kendi kendine mırıldandı, “düşüneceğim, evet söylediklerini düşüneceğim”.

Yürümeye devam etti. Bu defa attığı adımlar az öncekinden daha hafif geldi ona.  Sanki bir şey eksilmişti. Buldu neyin eksik olduğunu, umutsuzluk yoktu attığı adımların içinde. Henüz aradığı umut da gelmemişti ama olsun, artık umudu bulabileceğine dair inancı vardı içinde.  

Kıssadan hisse için üç ufak soru: 

Umudun sizdeki karşılığı ne? Umutla sizi bağlayan, umudu elinizde tutmanızı sağlayan ip nelerden oluşuyor? O ipi elinizde sımsıkı tutmanızı neler destekliyor?