10.Bölüm; Sevgili Z Kuşağı Siz Kimsiniz?

İş yaşamı Y kuşağını anlamaya henüz başlamışken, onlardan daha farklı olan yepyeni bir kuşakla, Z kuşağı ile kucaklaştı. Farklı ve geleceğe dair çok güzel düşünceleri olan bir kuşak Z kuşağı. 


Çok kapsayıcılar, kimseyi etiketlemeyi sevmiyorlar, her ne yapıyorlarsa içinde bir katkı ortaya koyma amacı var ve en önemlisi dünyamızı daha iyi bir hale getirmek istiyorlar. Bu noktada bizlere de büyük iş düşüyor. Bizler çalışma yaşamını onların beklentilerine uygun şekilde hazır etmeliyiz ki onlar da geleceği hayal ettikleri gibi yaratabilsinler.


Bu hafta bir Z Kuşağı gencini konuk etti “Bir Sorum Var” ve ona sordu: “Sevgili Z Kuşağı Siz Kimsiniz?” Sorunun cevabı tam da Z Kuşağı bakışıyla geldi. Hem iş yaşamına hem hepimizin evi olan dünyamızın geleceğine dair düşüncelerini duyduk sevgili konuğumuz Begüm’den.


Sohbet sırasında bir kez daha içimize umut doldu. İyi ki geliyor gençlerimiz. İyi ki varlar. 


Ne güzel ki yarın gençlerimizin bayramı, kutlu olsun 19 Mayıs…


Keyifli dinlemeler…

Podcast bu Nazlı Kılan Ermut

9.Bölüm; Süpürge Ne İşe Yarar?

Süpürge de nereden çıktı diye düşünmüş olabilirsiniz. Haksız da sayılmazsınız. Yalnız hemen söylemeliyiz ki burada sözü edilen süpürge bildiklerimizden biraz farklı. Evet bu süpürge de bir şeyleri süpürüyor ama aslında süpürülmesini pek de istemediğimiz şeyler onun süpürdükleri. Hani bazen olur ya çok iyi hissederek başladığımız günlerde zaman geçtikçe o iyi hissetme halimiz kaybolmaya başlar, motivasyonumuz düşer ve biz neden olduğunu anlamayız. Bu durumun müsebbibi, bu bölümün konusu olan süpürgelerdir çoğu zaman. Mutlu ve iyi hissetme halimizi süpürürler bize fark ettirmeden. Bu bölümde mutluluk süpürgelerini ve onları fark edince neler yapabileceğimizi konuştuk. 
Keyifli dinlemeler…

Podcast by Nazlı Kılan Ermut

8.Bölüm; İş Yaşamında Mutluluk Kavramının Bir Şekli Olsa Neye Benzerdi?

İş yaşamında mutluluk dediğimizde her birimizin gözünde ne canlanıyor? Mutluluk kavramı iş yaşamının dinamiklerine göre nasıl şekilleniyor? İşe duyulan aidiyet ile mutluluk arasında nasıl bir ilişki var? gibi soruları yanıtlamaya çalıştığımız bir bölüm. Keyifli dinlemeler!

Podcast by Nazlı Kılan Ermut

7.Bölüm; Geribildirim Evrim Geçirirse Ne Olur?

Geribildirim konusu özellikle iş yaşamında ama aslında hayatın bütününde birey için son derece kıymetli bir kavram. Peki bu kavramı ne kadar doğru anlıyoruz? Gerçekten işe yarar halde kullanabiliyor muyuz? Gerçek tanımını yeniden değerlendirmeye var mıyız? gibi soruları ele aldığımız bir bölüm. Keyifli dinlemeler!

Podcast by Nazlı Kılan Ermut

6.Bölüm; 3 Doğru 1 Yanlışı Götürürse Neler Olur?

Doğru – yanlış, iyi – kötü olarak algıladığımız koskoca hayatın içinde bir negatif düşünceden kurtulmak için kaç pozitif düşünce üretmenin gerektiğini, hayatı algıladığımız şekliyle yönettiğimizi konuştuğumuz bir bölüm oldu. Keyifli dinlemeler! 

Podcast by Nazlı Kılan Ermut

5. Bölüm; Cesaret Nedir? Neye Benzer?

Bu hafta Bir Sorum Var ilk konuğunu ağırladı. Özge Öke Tecelli bizler için “Cesaret nedir ve neye benzer?” sorusunu cevapladı. Sohbete doyamadık, hatta yeni bir bölümde tekrar buluşmak üzere sözleştik. Cesaret ve cesaretlendirme kavramlarını paylaşma konusuna tutkuyla bağlı olan sevgili arkadaşım Özge’ye yürekten teşekkür ediyorum…


Podcast by Nazlı Kılan Ermut

Etkin Delegasyonu Güçleştiren Yönetici Yaklaşımları

İş yaşamında etkin çalışmanın ve iyi sonuç ortaya koymanın temelinde yer alan faktörler arasında yönetici ve çalışan arasındaki iş aktarma yani delegasyon ilişkisinin doğru kurgusu yer alıyor. Yöneticinin işi delege etme konusundaki yaklaşımlarını farkındalıkla yönetmesi, iş sonuçlarını ve çalışan gelişimini destekliyor. Delegasyonun yani iş aktarımının doğru yapılması çalışanın yaptığı işin sahibi olduğunu fark etmesini sağlıyor.

Bu konuda yöneticilerin göz önünde bulundurmaları gereken pek çok parametre olsa da bana göre bunların içinde üç tanesi hızla fark edilmesi gerekenler arasında yer alıyor. 

  1. Ben senin yerinde olsam yaklaşımı: Yol gösterici olma şapkasının altına saklanan bu yaklaşım, yöneticilerin kendi deneyimleri doğrultusunda yapılması gerekeni dikte ettirmeleri halini tarif ediyor. Son derece iyi niyetle başlayan “Ben senin yerinde olsam bu durumda …. yapardım?” İle başlayan cümleler çalışanın doğrudan yöneticinin aynısı olmasına bir davet çıkarma riski taşıyor.  Bu noktada, ben senin yerinde olsam demek yerine, “Sence ben senin yerinde olsam bu durumda ne yapardım?” ve “Bu durumda sana göre yapılacak şeyler neler?” sorularını sormak çalışanın konuya farklı açılardan bakmasını ve izlenecek yola dair kendi bilgi ve deneyimlerinin sentezini ortaya koymasını destekliyor.
  2. Biz de aynı yollardan geçtik yaklaşımı: Yöneticilerin tekerleği ikinci defa keşfetmenin ne alemi var düşüncesinden yola çıkarak dile getirdikleri bu cümle bazı durumlarda yardımcı olsa da bazı durumlarda değişen zamanı, koşulları ve kişilerin sahip olacağı farklı bakış açılarını yok sayma riski taşıyor. Bu yaklaşımla davranmadan önce çalışanı dinlemek, mevcut duruma onun nasıl baktığını ve neler yapmayı düşündüğünü anlamak ve uygun durumlarda çalışanın kendi yolunu denemesine izin vermek çalışanın gelişimini ve farklı çözüm üretme becerilerini destekliyor. 
  3. Benim haberim olsun yaklaşımı: Yakın kontrolde kalarak aksaklıkları engelleme ihtiyacı sonrası ortaya çıkan bu yaklaşım mikro yönetime ve çalışanda ciddi kafa karışıklığına dönüşme riski taşıyor. Yöneticinin çalışanlarına yönelttiği bazen “neden haberim olmadı” bazen de “her şeyi bana mı soruyorsunuz” soruları, çalışanların yöneticilerini hangi durumda haberdar edip hangi durumda kendi kararlarını verebilecekleri konusunda kararsız kalmalarına neden oluyor. Bu durum çalışanlarına benzer cümleler söyleyen yöneticilerin kendilerine sormaları gereken bir soruyu çıkarıyor karşımıza: “Böyle davranarak sorumluluk alanımdaki her şeyin mümkün olan en iyi şekilde yapılmasını sağlamaya mı çalışıyorum, yoksa kendi mükemmel yönetici olma tanımımda yer alan, benim sorumluluk alanımdaki her şey kusursuz olmalı beklentim nedeniyle her şeyi kontrol etme çabasında mıyım?”

Belki düşünmek istersiniz…

Bölüm 4; Mükemmel Olmasak Ne Olur?

Kulağa en güzel gelen kelimelerden biri; mükemmel! Kusursuza duyduğumuz ihtiyaç, onu ararken ‘iyi’yi nasıl gözden kaçırdığımız, zaman zaman da sırf bu arayıştan kaynaklı kendimize yaptığımız haksızlıklar bu bölümde konuştuklarımız arasında. Keyifli dinlemeler!

Podcast by Nazlı Kılan Ermut

3. Bölüm; Lider Nasıl Olunur?

Çoğunlukla iş yaşamına ait bir kavram gibi görünen “liderlik” aslında hayatın ve kendimizle kurduğumuz ilişkinin merkezinde yer alıyor olabilir mi? Lider olunur mu yoksa onu doğuştan mı getiriyoruz? Gibi sorulara yanıt aradığımız bir bölüm. Keyifli dinlemeler.

Podcast by Nazlı Kılan Ermut

2. Bölüm; Gerçekçi İyimserlik Mümkün Mü?

İyimser sağlam bastığında, yaşamı ve olayları rasyonel bir iyimserlikle değerlendirdiğinde neler olur? Bu hafta Bir Sorum Var’da bu soruya cevap arıyoruz… İyimser ve zıttı kavramların tanımlarını yeniden değerlendirerek Pollyanna’ya atıfta bulunuyoruz. Keyifli dinlemeler.

Podcast by Nazlı Kılan Ermut