Güven, İletişim ve Başarı

Güven ve Güvenilir ne demek diye sözlükten bakınca, aşağıdaki tanımlarla karşılaştım:

Güven – Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat.

Güvenilir – Güven duygusu veren, güvenilen.

(Kaynak: Türk Dil Kurumu Sözlüğü)

Bir kişiye güvenilir olmanın anlamını sorsak ve siz güvenilir misiniz desek, alacağımız cevaplar büyük olasılıkla aşağıdaki şekilde olacaktır:

  • Güvenilir olmak, doğru sözlü olmak demektir.
  • Güvenilir olmak, karşımızdakinin bize inanması demektir.
  • Güvenilir insanlar, verdikleri sözleri tutarlar.
  • Güvenilir olmak dürüst olmak demektir.
  • Ve ben güvenilir birisiyimdir.

Ancak yapılan araştırmalara göre, yöneticilere, çalıştıkları şirkette “güven” yaratabildiniz mi diye sorulduğunda alınan cevap genellikle, bunu sağlamanın ve sürdürmenin çok da kolay olmadığı yönünde olmuş.

Kişisel güvenilirlik ve organizasyonel güvenilirlik arasında fark olmasının temel nedeni, bir organizasyonda “güven” yaratmanın, sadece kişilerin bireysel olarak güvenilir olmalarıyla sınırlı olmamasından kaynaklanmaktadır. Organizasyonel güveni yaratabilmek için güvenilirlik ve dürüstlüğün yanısıra, doğru, dengeli ve adil şekillendirilmiş ve uygulanan süreçlere, çalışanın katılımına, yönetim ve iletişim becerilerine de ihtiyaç vardır.  Organizasyonel güvenin oluşturulması ve korunması konusunda en büyük görev, organizasyonların her kademesinde yer alan yöneticilere düşmektedir. Güven ortamının bulunmadığı veya çeşitli nedenlerle sarsıldığı organizasyonlarda, dedikodu, söylenti ve kapalı kapılar arkasında yapılan gizli konuşmalar giderek daha fazla gözlenmeye başlayacaktır; komplo teorisi üreten çalışanların sesi daha fazla duyulmaya başlayacaktır ve herhangi bir önlem alınmaması halinde, organizasyon ciddi zararlara maruz kalabilecektir. O halde, bir organizasyonda mutlaka güven ortamı oluşturmak, bu güven ortamını sürdürmek ve çeşitli nedenlerle zarar görmesi halinde yeniden oluşturulması için gerekli tüm desteği sağlamak, şirketin her kademesindeki yöneticilerin birincil görevi olmalıdır.

Bir işletmede güvenilir bir çalışma ortamı sağlamak için neler yapılabilir;

  • Çalışanların herhangi bir nedenle desteğe ihtiyaçları olduğunda yanlarında olmak (işle ilgili problemler, işyerinde yaşanan kişisel çatışmalar, paylaşmak istemeleri halinde kişisel problem ve sıkıntıları), onların yöneticilerine karşı duydukları saygı ve güveni pekiştirecektir.
  • Verilen sözleri tutmak, tutulması kesin olmayacak sözler vermemek daha güvenilir olmayı kesinlikle destekleyecektir.
  • Tutarsız mesajlar vermemek, gerçekçi olmayan vaatlerde bulunmamak, açık yüreklilikle ifade etmek yöneticilerin daha fazla kabul görmelerini sağlayacaktır.
  • Tutarsız uygulamalardan kaçınmak (örneğin, iş performansı çok iyi olan birine farklı kurallar uygulamak) büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki, çalışanlar yetişkin birer fert olmalarına karşın, çocukların taşıdıkları özellikleri taşımaya devam ederler, eş düzeydeki iş arkadaşlarına yapılan farklı muamele kesinlikle negatif sonuçlar doğuracaktır.
  • Problemli çalışanları görmezden gelmek, problemsiz çalışanlar açısından tedirgin edici olacaktır. Buradan hareketle, herhangi bir problem tespit edildiyse, konuyla ilgili uygun çözümler üretmek, çalşana koçluk yapmak, gerekiyorsa eğitim vermek, görev tanımını gözden geçirmek gibi çalışmalar yapmak uygun olacaktır.
  • Yerinde ve doğru ifadeler içermeyen geribildirimlerden kaçınmak gereklidir. Örneğin bir performans değerlendirme görüşmesinde, aslında performansından memnun olmadığımız bir kişiye, kendisinden memnun olduğumuzu söylemek, ileride ciddi sorunlara neden olacaktır. Zor da olsa, çalışanların geliştirmeleri gereken yönleri, onlarla açıklıkla paylaşılmalıdır. Bu yapılmazsa, bu kişilerin kendilerini geliştirmesine izin verilmezse, işini iyi yapanla, yapmayan ayrıdedilmemiş olacağı için, yapılan değerlendirmeler de tümüyle önemini yitirecektir. Vereceğimiz mesajlarda, sadece “ben” veya sadece “sen” içeren mesajlar vermek yerine, “biz” içeren, ya da “senin şu şekilde çalışman, almamız gereken sonuçları olumsuz bir şekilde etkiliyor” şeklinde mesajlar vermeye çalışmak iletişime yapıcı bir boyut getirecektir. Şu da kesinlikle unutulmamalıdır ki, ödüllendirme ve teşekkürler herkesin önünde olmalıyken, cezalar veya uyarılar kesinlikle birebir toplantılarda paylaşılmalıdır.
  • “Mükemmeliyetçi” yöneticiler için başkasına güvenmek ve iş emanet etmek zor olabilir. Ama böyle durumlarda, çalışma arkadaşlarımızın gelişmesine izin vermemiş oluruz. Bu durumun söz konusu olması halinde de, iyi sonuçlar alabilme potansiyeli olan çalışanlarımızın güvenini zaman içinde yitirmiş oluruz.
  • Kapalı kapılar arkasında yapılan dedikoduları hiçbir zaman duymazdan gelmemek gerekir. Konuyu gündeme alıp, kısaca açıkladıktan sonra, olası soruları olabildiğince cevaplamak ve daha fazla açıklama yapamıyorum çünkü gerisini henüz ben de bilmiyorum veya daha fazla açıklama yapamıyorum, çünkü bu konunun tartışılması henüz “gizlilik” ilkeleri açısından uygun değil şeklinde konuşmaktan çekinmemek gerekir.
  • Sık sık iletişim kurmak, sohbet etmek çok değerlidir. Güven oluşturmak, temelde iyi iletişim kurmakla sağlanır. Çünkü daha açık ve iyi bir iletişim ortamı sağlandığında, daha az dedikodu, daha az hatalı bilgi paylaşımı, daha çok koordinasyon ve daha fazla güven kendiliğinden sağlanacaktır.

Çalışanların performansı ile ilgili eski ve yeni yöntemlere bir göz atarsak, eski yöntemle ilerlendiğinde, çalışanların ihtiyaçlarının karşılanması, görev tanımlarının ve organizasyonel yapının doğru şekillendirilmesi ve kaynakların doğru paylaştırılması ile beklenen düzeyde performans sağlanırken, bu yönteme ilave olarak “adil” süreç yönetimi ile çalışanların güveninin kazanılması ve sürecin parçası haline getirilmesi sağlandığında elde edilen başarının beklentilerin çok üzerinde olacağı savunulmaktadır.  Harvard Business Review’da yayınlanmış olan bir makalede, bu çalışma şekli aşağıdaki şekilde özetlenmiştir. (Kaynak: HBR, Fair Process: Managing in the Knowledge Economy – W.Chan Kim ve Renée Mauborgne)

 

Geleneksel Yöntemler

Sistematik ve Güvene Dayalı Yöntemler

Yönetimin kullandığı yöntemler
  • Doğru kaynak dağıtımı
  • Ekonomik paket (maaş, yan faydalar vs.)
  • Görev tanımı ve organizasyon şeması
  • Çalışanın katılımı
  • Doğru açıklamalar
  • Beklentilerin netleştirilmesi
Çalışanın düşünceleri Sonuca yönelik tatmin: “hakkımı aldım” Güven ve bağlılık: “görüşlerime değer verildiğini hissediyorum”
Çalışanın davranış biçimi “zorunlu” destek ve işbirliği “gönüllü” destek ve işbirliği
Çalışanın performans düzeyi Beklenen düzeyde “iş performansı” Beklentilerin üzerinde “iş performansı” ve insiyatif alarak çalışma

Yukarıdaki tablodan da da görülebileceği gibi, çalışanın güveni ve bağlılığı eski yönetsel yöntemlerle birleştirildiğinde iş performansında ve iş tatmininde ciddi artışlar gözlenmektedir. Kaynak dağıtımını, çalışanların temel maaş paketlerini ve organizasyonel görev dağılımlarını doğru olarak planladıktan sonra, çalışanlarımızı süreçlere dahil etmek, onların güvenini kazanmak ve fikirlerini sormak, şirkete ciddi boyutlarda katkılar sağlayacaktır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s