Kalpten yönetim

Bu başlık son günlerde benim için giderek daha fazla önem kazanmaya başladı. Kendi kurumsal tecrübelerimde her zaman çok önemli olduğunu savunduğum bu kavramın iş dünyası ile ilgili yazılan yazılarda, yapılan araştırmalarda da yer aldığını farketmek beni çok memnun etti. Bu konuya birden fazla yazımda değinmeyi planladığımı belirterek kısa bir giriş yapmak isterim.

Uzun yıllar geleneksel liderlik modeli ile kandırıldık mı acaba? Klasik liderlik modeli uyarınca yöneticiler en akıllı, en analitik düşünen, duyguları ile mantıklarını birbirinden ayırabilen ve duygularını işe gelirken evde bırakan insanlar olmalıdır diye bir tanımla yetiştirildik. Ancak son zamanlarda yapılan çalışmalar, büyüyen ve gelişen şirketlerin, çalışan ilişkileri ve çalışan yönetiminde duygu ve hislerin öneminin farkında olan şirketler olduğunu ortaya çıkarmaya başladı. Aslında başka bir deyişle daha önceden duygusal zeka diye tanımlanan kısmın kalp ve duygu ile yönetim demek olduğunu ifade etmeye başladılar diye düşünüyorum.

Klasik liderlik modelleri genellikle duygu ve hislerin doğru kararları olumsuz yönde etkileyeceğini savundu. Oysaki yeni teoriler hislerin işleyişi daha etkin hale getireceğini savunmaya başladı. Önceleri çalışanları motive etmenin tek yolunun maaş ve iş tanımı ile doğrudan bağlantılı olduğu düşünülürken, şimdi farkedilmeye başlandı ki, aslında maaş ve iş tanımı dışında pek çok duygusal etken var çalışanların memnuniyetini etkileyen.

Kanadalı bir kurum olan Conference Board tarafından yapılmış olan bir araştırma gösterdi ki, liderlerin başarılı olabilmeleri için çalışanlarına insan olarak daha itinalı davranmaları, onların duygu ve düşüncelerinin farkında olmaları en kritik noktalardan bir tanesi. Aslında çalışanlar içinde bulundukları kurumun ve kendilerini yöneten insanların kendilerini nasıl hissettirdiklerini çok fazla önemsiyorlar.

Dünyaca ünlü araştırma kurumlarından Towers Watson tatrafındnan gerçekleştirilen bir çalışan bağlılık araştırmasında görüldü ki bir iş yerinde çalışanları fiziksel şartlar, duygular ve çalışma ilişkileri bakımından desteklemek, o iş yerinin enerjisini son derece olumlu etkileyecektir.

Kurumsal hayatta aktif rol alanlardan bir an durup düşünmelerini isteyeceğim, iş ortamınızda geçen bir günü gözden geçirdiğinizde, duyguları yönetime dahil etmenin önemi konusunda ne farkediyorsunuz? Diğer çalışanları bir kenara koyun, sadece kendi açınızdan bakın ve dürüstçe cevap verin, duyguların farkedilmesi ve kararlara ve adımlara dahil edilmesi genel durumu nasıl etkilerdi?

Reklamlar

2 thoughts on “Kalpten yönetim

  1. Kesinlikle haklısınız .
    İnsan duygu yüklü bir makine haline getirildi tabii bunun için de duygularını nerelerde kullanacağı programlanıyor özellikle biz Akdeniz iklimli ülkelerde, ki Kanada da bile duygu olgusu ön plana çıkıyorsa bizim buralarda bu metod vazgeçilmezdir. .Her şey biz insanların mutluluğu için dir iş dünyası küresel baskıların altındaki rekabet oyununda, birbirini tüketerek büyük sermayeye yol açtığını fark etmiş olacak ki böyle bir konuyu gündeme getirmenin gerekliğinin farkına varmış . Çalışanların iş yerlerine kızgınlıklarından kaynaklı iş kaybının ve demirbaş zayiatının ülke ekonomisine önemli bir yük getirdiği inkar edilemez bir gerçek çalışanların modern köle olmadığı sistemin değerli bir parçası olduğu anlatıldığında eminim çoğu saygınlıkla çalışacaktır arada saygınlığı hak etmeyenlerde olacaktır onlarda elendiklerinde saygınlığı öğrenecektir
    Her şey insan için para sonra gelir
    Hürmetlerimle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s