Sıcacık Bir Pazar Hikayesi

Bugün bir hikayem var, sıcacık, taptaze, dumanı tüten bir hikaye; yıllardır yaptığım işlerimi, anneliğimi, son yıllarda kariyerime eklediğim koçluk mesleğimi destekleyen az önce yaşadığım keyifli bir anı paylaşmak istiyorum.

Klasik bir Pazar günü kahvaltı, keyif, sevdiklerimizle vakit ve sonra pazardan haftalık sebze ve meyve alışverişi. Sonra, torbalarımıza yardım için gelen genç delikanlı. Tertemiz yüzlü, yakışıklı ve sevimli bir delikanlı.

Biraz sohbet ettik, yaşını sordum, 18 olacağını söyledi.  Klasik sorumu sordum, okuyor musun? Evet abla, 11. Sınıftayım dedi. Nerede okuyorsun, meslek lisesi mi, normal lise mi dedim. Fen lisesi abla diye cevap verdi. Nasıl dersler bakalım diye sordum, çok iyi, takdir ve onur belgesi aldım abla diye cevap verdi. Ne olmayı planladığını sordum, hayallerim çok büyük abla, Kanada veya Yeni Zelanda’da bilişim okumak istiyorum dedi. Büyük adam olmak niyetim dedi ve eğer ölmezsem büyük adam olacağıma da inanıyorum diye ekledi. Sonra beni çok etkileyen bir cümle daha söyledi, çok araştırdım, büyük adamların zorluklarla, kendileri çaba göstererek oralara geldiklerini öğrendim, hazır para ile büyük adam olunmadığını biliyorum dedi. Her cümlesi yüreğime dokunmaya devam ediyordu. Heyecanla ekledi, abla ben bu işi yaptığıma çok memnunum, çünkü hayatımı kazanmayı öğreniyorum. Çalıştığım başka bir pazarda bir müşterim var, dershanesi var, bana gel, bizim dershanenin sınavına gir dedi, girdim, % 100 burs kazandım, başladım dershaneye dedi. Sonra ekledi, abla biliyor musun bizim dershanedeki çocukların ellerinden cep telefonlarını ve kredi kartlarını alsalar, (iki elini birbirine yanaştırıp, göğsünde kavuşturdu) işte böyle kalırlar gibi geliyor. Hemen dedim ki, oğlum sakın ola ki hayallerinden vaz geçme, hayallerini renkli canlı düşünmeye devam et, hayallerimiz olduğu sürece başaramayacağımız hiçbir şey yok. Gelen cevap gene çok güçlüydü, ben başaracağıma inanıyorum abla, çünkü ortaokulda da fen lisesine gitmeyi hayal ediyordum, 480 puan alacağıma inanarak çalıştım ve hep 490 üzeri puan aldım seviye belirleme sınavlarından.

Kendi içinde bir dersler hikayesi gibi geldi bana bu yaşadığım deneyim: işte benim aldığım dersler, madde madde yazmak istiyorum:

  • Çocuklarımıza yapacağımız en güçlü destek kredi kartı ve cep telefonu vermek yerine, ne yapmak istediklerini fark etmelerine yardım etmek, kendi ayaklarının üzerinde durmanın ve hayallerin önemini anlatmak.
  • Başarının çaba ile geldiğini, hazır gelen şeylerin o kadar da keyif verici olmadığını her fırsatta ve özellikle gençlere ve çocuklara anlatmak.
  • İnancın ve hayal etmenin, istediğimiz yere doğru harekete geçmenin ve orada olmanın ilk anahtarları olduğunu herkesle paylaşmak.
  • Gençlerin umudumuz olduğunu unutmamak.

Delikanlıyla vedalaşırken: Hayalini daha da canlı ve renkli tutmaya devam et, inancını da sakın kaybetme, ben ilerde senin başarı hikayeni gazetede okurken kendimi göreceğimi biliyorum dedim.

İşte benim Pazar günümü ışıl ışıl yapan, gençlerle ilgili umudumu kat kat arttıran hikayem. Paylaşmadan edemedim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s