Tag Archive | olumlu duygu

Hoş Kokulu Ortamlar

Bir ortamdaki genel durumu anlamaya çalışırken, nedense duygularla çok ilgilenmiyoruz. Onun yerine ağırlıklı olarak gözlediğimiz davranışlara odaklanıyoruz. Davranışlara bakarak bir takım yargılar oluşturmaya başlıyoruz. Oysa eğer insanların toplu yaşadıkları yerlerde zaten havada uçuşmakta olan ve davranışlara eşlik eden duyguları da fark etsek, yargılardan uzaklaşıp mutluluk ve başarıyı yakalamak belki şimdikinden çok daha kolay olabilirdi.

Duyguları birbirini bütünleyen iki temel grupta düşünebiliriz: olumlu ve olumsuz duygular. Olumlu duygular en yalın listelemeyle; neşe, keyif, merak, ilham, sevinç, huzur, huşu, sevgi, şükran, umut, gurur olarak sıralanabilir. Olumsuz duygular ise, daha duyar duymaz hepinizin hemen aklına gelenlerle anlatılabilir; korku, kaygı, endişe, kızgınlık, öfke, üzüntü.

Tamam biliyoruz, olumlu ya da olumsuz, hepsi de insanlara ait. Onları tanıyoruz, ama sanki olumsuzları daha hızlı yakalıyoruz. O arada da olumlu duyguların etkisinin önce iyi hissetme ve sonra da keyifle yola devam etme ve bir şeyleri başarma konusunda ne kadar önemli olduğunu kolayca unutabiliyoruz. Sonra bir bakıyoruz, zaten otomatik olarak görüş alanımıza düşüveren olumsuzlar sarmış sarmalamış etrafımızı, ne bir şey yapmak geliyor içimizden, ne de o durumdan kurtulmak mümkün görünüyor.

Çocukluğumdan beri düşünürüm, duyguların bir kokusu olsa nasıl olurdu diye. Eğer duyguların kokusu olsaydı, eminim olumlu duygular çok ferah kokardı, sanki bahar gibi, sanki deniz gibi, sanki taze çiçekler gibi. Olumsuz duygular ise burnumuzu tıkatacak ve nefes almasak daha iyi dedirtecek cinsten kokular saçardı etrafa, sanki bir şeyler bir yerlerde çürümüş gibi.

Kokuları olsaydı duyguların, bir eve, bir şirkete ilk adım atığımızda koklayabilseydik havadaki duyguları, güzel kokuları çoğaltıp, kötü kokuları yok etmek için daha çabuk harekete geçerdik. Kötü kokuları fark edip ortalığı havalandırır ve güzel ve ferah kokuların içeri dolmasına izin verirdik. İlk anda hemen ferah kokular gelmese dahi, kötülerin çıkması bile iyi gelirdi eminim. Kötüler çıktıkça da yerlerine güzel kokular doluverirdi hızla.

Peki acaba o güzel kokuları neler taşır içeriye, işte bir kaç fikir benden size;

  • Günaydın demek, selam vermek, hatır sormak, teşekkür etmek birbirimize.
  • Yardımlaşmak ve destek olmak elimizden geldiğince.
  • Birlikte zaman geçirmek, gülmek ve neşelenmek hep beraber.
  • Onlar ve ben değil, “biz” diyebilmek içinde bulunduğumuz topluluklardan söz ederken.
  • Ortak amaçlarımızın farkında olmak ve yaptığımız şeylerle o ortak amacı birleştirebilmek.
  • Kendimizi açıklıkla ifade edebilmek, yargıdan ve yorumdan uzak kalmayı başarmak, olanı olduğu gibi anlamak ve olanı olduğu gibi anlatmak elimizden geldiğince.
  • İçinde bulunduğumuz anı fark etmek ve yönümüzün bugünden geleceğe baktığından emin olmak.
  • Sevgiyi o ortam her neresiyse içine bolca katmak ve çoğaltmak.

Bu haftaya başlarken parçası olduğunuz ailenizdeki, yönettiğiniz veya çalıştığınız iş yerinizdeki havayı biraz koklamaya ne dersiniz? Ardından da gerekiyorsa ortamı biraz havalandırmak ve güzel kokuları içeri almak için neler yapmak lazım biraz düşünmeye, güzel kokuların karşılığı olan duyguların  sizde çağrıştırdıklarını ve güzel kokan havayı içeri almakla ilgili aklınıza gelenleri paylaşmaya ne dersiniz?

Mutlu haftalar…

 

 

Hayatı İleri Doğru ve Keyifle Yaşamak İçin 10 Öneri

denizDeniz kıyısında oturup ufka bakmak gibi bir şey aslında hayatı ileri doğru ve keyifle yaşamak, dalgalar denizi kıyıya doğru getirdiği halde, çok uzaklarda da aynı heybetle tükenmeden dalgalanabilmek gibi bir şey sanki, buluta, güneşe, yağmura karşın heybetle orada olabilmek. Hayata bu gözle bakmak için aşağıdakileri denemeye başlamak, eğer zaten yapıyorsanız, çoğaltmak nasıl gelir?

  1. Güne mutlu başlamak, mutlu olmak için mükemmel bir dünya tasarımı beklemekten vazgeçerek, o gün, o an sahip olunan ne varsa, zorluk ve sıkıntılara rağmen, mutlu başlamak, belki de bunu alışkanlık haline getirmeye çalışmak, çünkü sağlıkla alınan bir nefes bile bazen yeterli güne mutlu başlamak için, en azından bunu fark etmek
  2. Kendi bireysel sistemimizin sistem yöneticisi olan beynimizin nasıl işlediğini öğrenerek, beynimizi doğru yönetmek. Hani bilimsel olarak kanıtlanmış olan Plasebo Etkisi var ya, işte onu hayat boyu deneyimlemek
  3. Kendi duygularımızın, düşüncelerimizin, inanç ve alışkanlıklarımızın farkında olmak, bunların içinde kendi işimize yarayanların ve işimize yaramayıp baş ağrısı, mide ağrısı, hastalık yaratanların içimizden ayrılabileceğini keşfederek, işe yaramayanları zihnimizden dışarı atmak
  4. İlişkilerde ve iletişimde olumlu cümleler kullanmak, insanların kişiliklerine yönelik olumsuz eleştirilerde bulunmak yerine, davranışlara yönelik konuşmaya çalışmak, olumlu duyguların yaratıcılığı, verimliliği, seçenek çoğaltmayı ve öğrenmeyi kolaylaştırdığını bilerek iletişim kurmak, beklentileri net, açık ve sonuca yönelik ifade etmek, olumlu iletişim kurmanın hem kendimize, hem de karşımızdakilere katkılarını fark etmek
  5. Varsayımlarla veya başkalarının düşüncelerini tahmin ederek oluşturduğumuz senaryolar yerine gerçekleri anlamaya çalışmak ve bilinmeyenlerle uğraşmaktan ve onlara yönelik bir şeyler geliştirmeye çalışmaktan vazgeçmek
  6. Hataları dünyanın sonu olarak görmek yerine, yola devam ederken destek olacak dersler olarak görmek ve onlardan yarar sağlamaya çalışmak, bunu yapmak zor geldiğinde, en azından onlara takılmak ve orada kalmak yerine, ileri giden yolu açmaya çalışmak
  7. Burada yer alan maddeleri çalışma hayatlarımıza da taşımak, çalışma alanlarımızda kavgacı ve gergin toplantılar yerine mutlu toplantılar yapmak, toplantılara olumlu birkaç cümle ile başlamak, odağı kızgınlık ve kavgada değil de istenen ve beklenen sonuçlarda tutmak, güçlü ve olumlu iletişime odaklanmak, sadece ters gidenleri değil, olup biten iyi şeyleri de fark etmek
  8. Zamanın dünyadaki tek eşit kaynak olduğu farkındalığı ile, o eşit kaynak olan zamanın içinde kendimizi nasıl yönettiğimize iyi bakmak ve gerekiyorsa, kendimizi yönetme şeklimizle biraz ilgilenmek
  9. Her günün sonunda, o gün olan birkaç olumlu şeyi fark etmek, yazmak veya en azından sadece keşfedip düşünmek
  10. Günü geldiği gibi yaşamak yerine her anını fark ederek, güne sahip çıkarak ve insanları da bu yönde destekleyerek yaşamak